Haftalık Teknoloji Raporu: Chrome Eklentileri Hacklendi ve Apple Kullanıcılarına Tazminat Ödüyor

Konten Video AsliPerluas Video
  • Bu hafta, 33 Chrome eklentisi hackleniyor ve 26 milyon kullanıcının verileri çalınıyor.
  • 6 milyon dolara geliştirilen Açık Kaynak Yapay Zeka Benchmark testlerini sarsıyor.
  • Siri, yanlışlıkla konuşmaları kaydettiği için Apple, kullanıcılara 95 milyon dolar ödüyor.
  • Half Life 3 söylentileri tekrar ortaya çıkıyor.

Hoş geldiniz! Haftalık teknoloji gündemini değerlendirdiğimiz teknoloji raporunun yeni bir bölümüne hemen haftanın olayıyla başlayalım.

Bu hafta milyonlarca indirmesi olan birçok Chrome eklentisinin ele geçirildiği ortaya çıktı. Olay ilk olarak Cyber Haven adlı bir eklenti üreticisinde meydana geldi. Saldırgan, eklentiden sorumlu olan bir kişinin hesabını ele geçirerek eklentiye zararlı kod eklemiş. Bu zararlı kod kullanıcının tarayıcı çerezlerini çalıyor. Cyber Haven'in müşterileri arasında Motorola, Canon, Reddit gibi kurumsal isimler de bulunuyor.

Olay ilk Cyber Haven'da patlak verdi, ancak bu eklentiyle sınırlı değil. Sonradan çıkan detaylara göre, Cyber Haven içerisinde bulunan aynı kod 33 farklı eklentide daha bulundu. Bu da şu ana kadar bulunanların belki hala bulunmayanları olduğunu gösteriyor. Şu anki bulgulara göre bu eklentiler yaklaşık 18 aydır 26 milyon cihazdan veri çalıyor.

Peki, hackerlar bu işi teknik olarak nasıl başarmış? Öncelikle eklenti geliştiricisinin kim olduğunu bulup onlara özel bir oltalama saldırısı gönderiyorlar. Size gelen e-posta, "Chrome for extension" gibi bir e-posta adresinden geliyor ve eklentinin de bir sorun olduğu, reddedileceği yazıyor. Siz bağlantıya tıkladığınızda gerçek Google sayfasına yönlendiriliyorsunuz.

İşin şaşırtıcı kısmı burada, bildiğiniz google.com'a bağlısınız, sorun yok. Yani alan adına baktığınızda google.com yazıyor ve giriş yapmanızı istiyor. Ama işte siz şifrenizi girdiğinizde bir uygulama izin vermenizi istiyor; asıl sıkıntı burada. Eğer siz benim eklentide ne sorun var acaba diye bu uygulamaya izin verirseniz, eklentinin tam erişimine sahip oluyorlar.

Buradan iki önemli çıkarım yapmalıyız. İlk olarak, eklenti geliştiricileri lütfen ama lütfen bu tarz oltalama saldırılarına dikkat edin; zira verilen bilgiye göre başarı oranları oldukça yüksek. İkincisi ise kullanıcılar tarafında, tarayıcınızda gereksiz eklenti bulundurmamanız gerektiği. Bu kadar basit.

Aslında bu haberi gördükten sonra ben de eklentiler kısmına girip kullanmadığım eklentileri devre dışı bıraktım. Her ne kadar eklenti yazarının kötü bir niyeti olmasa bile yaptığı bir hata yüzünden sizin verileriniz tamamen uçabilir. Hatta size tavsiyem, işin daha da ileri götürüp önemli hesaplarınıza ayrı bir tarayıcı profili açmanız ve o profilde eklenti bulundurmamanız.

Bu kadar önemli hesaplarınız varsa, belki de kripto hesabınıza giriş yapıyorsunuz ve oradaki çerezler de gidiyor. Dolayısıyla, çok önemli hesaplarınızı mümkünse ayrı profilde, hiçbir eklenti olmadan, sadece tarayıcıyı güncelleyerek kullanabilirsiniz.

Chrome kullanıcıları mutlaka kaynaklar kısmındaki habere gidip bu eklentileri kontrol etsinler. Listeyi zaten yine ekranda da getiririz. Eğer bu listedeki eklentilerden herhangi birini yüklediyseniz, mutlaka ama mutlaka bütün şifrelerinizi ve girişli cihazları sıfırlayın.

Şimdi Yapay Zeka kategorimizdeki haberlere geçelim. Biliyorsunuz, OpenAI'ın kâr amacı gütmeyen bir şirket olması uzun süredir konuşuluyordu, ancak söylenti seviyesindeydi ve resmi bir açıklama yoktu. Artık OpenAI resmi bir açıklama yaptı ve kamu yararına çalışan bir şirket olmak istediklerini duyurdular.

Kamu yararına çalışan şirket kavramı, benim bildiğim üzere Türkiye'de eşi yok. İngilizcede "pbc" yani public benefit Corporation olarak geçiyor. Şirket ikiye bölünüyor; bir kısmı kamu yararına şirketin misyonunu belirlemesini sağlıyor, ikinci kısmı da kârı maksimize etmeye odaklanıyor.

Bu çerçevede hisse satabiliyor musunuz? Ya özel kişilere satabilirsiniz ya da halka açık bir şekilde hisse satışı gerçekleştirebiliyorsunuz. OpenAI'a göre bu hamle önemli, çünkü artık Meta, Google gibi dev şirketlerle yarışıyorlar. Bu şirketler, OpenAI seviyesinde modeller üretmeyi son bir yıldır başarıyorlar ve daha ileriye geçebilmek için daha fazla paraya ihtiyaçları var.

Daha fazla parayı şimdi mevcut şirket yapılandırmaları ile bulamıyorlar, ancak bu değişiklikle OpenAI artık sadece halkın yararına çalışan bir şirket olmaktan çıkmayacak ve yatırımcıların kararlarını maksimize etmeyi de hedefleyen bir şirket olacak. Sonuç olarak, kullanıcılar hisse satın alabiliyor; halka açık olabilir ya da olmayabilir ama bu hissedarların kârını maksimize etmeyi düşünecekler.

Bu noktada zor zamanlardan geçerken ne kadar halkı düşünürler, ne kadar kararlarını düşünürler, gerçekten bu iş dengeli gidebilir mi? Bunlar büyük soru işaretleri. Çünkü dengeli gitmeyip kârını daha fazla düşünen bir hale de gelebilirler.

Şu an ChatGPT web araması ücretsiz ve reklamsız. Bir bakmışız oraya reklamlar gelebilir, bir bakmışız artık ücretsiz ChatGPT kullanımı kalkabilir. Bunlar ihtimaller dahilinde; yakın gelecekte olmasa da uzak gelecekte olabilir.

Tabii bu değişikliğe izin verilip verilmeyeceği ve izin verilirse OpenAI'ın nasıl bir evrim geçireceğini zaman gösterecek.

Çinli startup Deeps 671 milyar parametreli yeni açık kaynak Yapay Zeka modelini yayınladı ve bu model şu an bağımsız Live bench testine göre en güçsüz 4'üncü Yapay Zeka modeli. Daha yalnız işin bomba kısmını söylemedim, bu model toplam 5,5 milyon dolar ile eğitildi. Bilinmeyenler için olayı şöyle çerçeveden endirelim; GPT-4'ün 63 ile 78 milyon dolar arasında bir sayıyla eğitildiği biliniyor. Burada GPT-4, o Benchmark testlerinde geçen bir açık kaynak yapay zekanın 5,5 milyon dolara eğitildiği aradaki fark inanılmaz.

Yapay zekanın 2025'te nasıl bir hal alacağını sabırsızlıkla bekliyorum. Ve bu tarz haberler, geçmişte size söylediğim gibi Meta'nın Yapay Zeka savaşını kazanacağına güçlendirir nitelikte ya da belki Meta olmasa da başka bir açık kaynak yapay zeka olabilir.

Araştırmacılar Windows 98 işletim sisteminde ve Pentium 2 ile 128 MB RAM içeren bir cihazda Yapay Zeka modeli çalıştırmayı başardılar. Model 260,000 parametre içeriyor ama ne kadar az parametre içerirse içersin, 128 MB RAM'li bir cihazda bunu başarabilmiş olmaları oldukça dikkat çekici. Şu anki telefonlar bile en az 8 GB RAM'e sahip.

Ufak modeller daha efektif hale gelirse, her işimiz için farklı tip bir modeli cihazımızda çalıştırabileceği bağımlılığımız azalacak. Bu arada Windows 98 ve 8 GB RAM'den bahsetmişken, size teknoloji raporunun sponsoru olan Hosting Dünyamdan bahsetmek istiyorum.

Kendileri kaliteli Windows sunucuları sağlıyor. Hosting Dünyam ucuz ve kaliteli VDS çözümleri sunuyor. Seçenekler arasında Intel ve Ryzen işlemcili VDS seçebiliyorsunuz. Seçtiğiniz VDS size özelleştirme imkanı sağlıyor.

Örneğin, seçtiğiniz pakete özel ek RAM, disk veya CPU çekirdeği gibi şeyleri de satın alabiliyorsunuz. Böylece sunucunuzu tamamen isteğinize uygun hale getirebiliyorsunuz. Kurulum aşamasındayken dahil olmak üzere birçok işletim sistemini tek tıkla seçip kurabiliyorsunuz.

Sunucular TR3 standartlarına sahip. Veri merkezlerinde barındırılan elektrik kesintilerine karşı yüksek korumaya sahip. 1 gigabit port'a sahipsiniz ve sunucularda trafik limitlemesi yok. Dilerseniz de 10 aylık ücret ödeyerek 12 ay kullanabiliyorsunuz. İstanbul lokasyonunda çalışan kaliteli bir VDS satın almak için açıklamalar kısmındaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. Hosting Dünyam, teknoloji raporunun bu bölümüne sponsor oldukları için teşekkür ediyoruz.

Şimdi haberlere dönecek olursak; bir forum yöneticisinin isyanına göre forumuna yapılan isteklerin %70'ini Yapay Zeka botları yapıyor. En başta ChatGPT Amazon ve Cloud botları yer alıyor. İsyanın haklı yanı şu; normal standart Google, Bing gibi arama motorları, aynı forma 16,000 istek katıp crawl işlemini tamamlayabilirken, bu Yapay Zeka botları milyonlarca istek atıyorlar.

Daha önceden topladıkları bilgileri tekrar tekrar istemecik oluşturuyorlar ve sitede gereksiz trafik yaratıyorlar. Robots.txt dosyasına saygı duymuyorlar. IP adresini yasaklarsanız başka IP adresiyle gelirler. User Agent yasaklarsanız başka User Agent ile gelirler.

Ben bu aralar ChatGPT web arama özelliğini kullanıyorum ve oldukça güzel çalışıyor; ama site sahiplerinin sunucularını bu kadar darbeleyeceklerinin doğru olmadığını düşünüyorum. Umarım ChatGPT ve diğer Yapay Zeka botları, daha saygılı davranırlar.

Mozilla Firefox için Orbit adında yeni bir Yapay Zeka eklentisi yayınladı. Bu eklenti sayesinde sayfaları özetleyip yapay zekaya sorular sorabileceğiniz, verilen özetin uzunluğunu da ayarlayabiliyorsunuz. Teknik olarak nasıl işlediğine dair bir sorunuz olabilir.

Kendi sunucularında Mistral 7B modelini çalıştırıyorlar ve gönderilen verilerin sorulan soruların kaydını tutmadıkları iddia ediliyor. Tabi buradaki sorun Mistral 7B'nin Türkçe ve birçok dille güzel çalışmaması. İngilizce sitelerde test ettiğimde gayet iyiydi ama Türkçe sitelerde zaten Türkçe bile çıktı vermiyor.

Gerçi şu an yeni bir eklenti ve beta aşamasında olduğunu düşünürsek, muhtemelen ileride farklı diller için de destek getirirler. Bunun olması için daha güçlü modelleri kullanmaları gerekecek. Ücretsiz bir şekilde bunu yapmaları ise biraz zor; bilmiyorum nasıl olacak, zaman gösterecek. Ya da belki farklı diller için eğitilmiş modifikasyonlu modeller kullanılabilir.

Şimdi güvenlik kategorimizdeki haberlere geçelim. Windows 11 tarafında bu hafta ilginç bir olay ortaya çıktı. Eğer ki yazdırdığınız Windows 11 ISO Ekim ya da Kasım güvenlik güncellemelerini içeriyorsa, işletim sistemini yükledikten sonra artık güncelleme yapamıyorsunuz. Yani bir yazılım hatası var ortada.

Eğer ISO Ekim ya da Kasım güvenlik güncellemesini içeriyorsa en son artık sistemi yüklediğinizde güncelleme yapamıyorsunuz. Windows Update çalışmıyor. Bunun çözümü ne? Şu anlık sistemi baştan Aralık güncellemesi içeren ISO ile yüklemek dışında bir çözüm yok.

En azından Microsoft'un herhangi bir çözüm önerisi yok. İnsanların Windows 11'e geçmek istememesinin en büyük nedenlerinden biri bu tarz saçma yazılım hatalarının ortaya çıkması. Bu sadece biri. Yıllardır farklı farklı saçma sapan şeyler duymaya devam ediyoruz.

Bu arada %62.73 ile pazar payını korumaya devam eden Windows 10'ın, Kasım ayından Aralık ayına yükseliş yaptı. Windows 11 ise %34.1 seviyelerinde. Windows 10'un desteğinin kesilmesine son 10 ay kaldı. Bu mevzu artık sinemaya döndü, patlamış mısırımla izleyeceğim.

10 aylık süreçte bakalım Microsoft bu sorunu nasıl çözecek, insanları Windows 10'dan 11'e geçirmeye nasıl ikna edecek? Çünkü şu an kötü bir durumda; hala insanların büyük çoğunluğu Windows 10'u tercih ediyor. Volkswagen Grubu'na ait 800,000 elektrikli aracın hassas verileri Amazon Cloud'da kötü bir şekilde korunuyor.

Hemen hemen herkes Amazon Cloud'ı korumayı aşıp birçok insanın hassas verilerine erişebiliyor. Bu bilgiler arasında GPS konumu, pil durumu ve kullanıcı alışkanlıkları gibi birçok şey yer alıyor. Düşünsenize, aylarca hackerlara açık olmuş.

Şu an bu açık kapatıldı ama işin bir bunaltıcı yanı, yeni nesil arabalara yüklenen birçok çevrimiçi özellik kötü yapılandırma nedeniyle hackerların eline geçiyor. Bu durum ilk değil; geçmişte Toyota ve Kia arabalarında da bu tarz haberler ortaya çıkmıştı.

Düşünün; böyle bir arabanız var ve bir anda hacker sizin arabanızdaki mikrofona, hoparlörüne, konumunuza anlık olarak erişim sahibi olabiliyor. Eğer bu tarz bir araba alacaksanız, paylaştığınız verileri seçme hakkınızın olduğundan emin olun. "Ben web'e konumumu göndermek istemiyorum" ya da "ben web'den mikrofonumu, kameramı yönetmek istemiyorum" diyebilmelisiniz.

Yoksa web arayüzünde bir hacklenme nedeniyle hakkınızdaki hassas bilgiler de ele geçirilebilir. Geçmişte defalarca oldu ve bu durum gelecekte de olmaya devam edecek.

Bu yüzden ileride yeni nesil bir araba alacaksanız dikkatli ve hassas olmanız lazım. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, kitaptaki 4,5 milyon yıldız sahte olabilir. Kitapta sahte yıldız problemi bulunduğunu geçmişte konuştuk. Bu yeni çıkan araştırma bu problemin sandığımızdan daha fazla bir boyutta olduğunu anlatıyor.

Kitaptan bir yazılım indireceksiniz ve sadece yıldız sayısına bakıyorsanız, dikkatli olmanız gerekiyor. Onun yerine, kaç kişi projeye katkı yapmış ve proje ne kadar süredir platformda var, bunlara göz atmanız çok daha faydalı olacaktır.

Siri yanlışlıkla kullanıcıların özel konuşmalarını kaydettiği için Apple 95 milyon dolar ödeyecek. Olayı daha detaylı açıklamak gerekirse; normalde "Hey Siri" dediğinizde Siri'nin açılıp sizi dinlemesi lazım, ama Apple Watch kullanıcıları kolunu kaldırdıklarında Siri yanlışlıkla açılıyor ve kimsenin haberi olmadan konuşmaları dinliyormuş.

Bu durum, insanların konuşmalarıyla ilgili hedeflenmiş reklamlar görmeye başlamasıyla keşfedildi. Yani siz bir şeyler konuşuyorsunuz ve bir anda "Siri, senin doktorunla ya da arkadaşlarınla olan konuşmalarını dinliyor" ve buna bağlı olarak belirli reklamları görüyorsunuz.

Bu olay keşfedildikten sonra, 2019 yılında konu hakkında dava açıldı. Şu an davacılarla Apple arasında bir uzlaşma var. Eğer bu uzlaşma onaylanırsa, Apple 17 Eylül 2014 ile 31 Aralık 2024 arasındaki bütün kullanıcılarına, cihaz başı 20 dolar gibi bir ücret ödeyecek.

Bu davayı toplu davaya çevirsem ve eğer ki uzlaşma yapmayıp toplu davaya çevrilseydi, Apple potansiyel olarak daha büyük bir cezaya çarptırılabilir. Ben kendimi bir türlü bu "Hey Siri, Hey Google" mevzusuna alıştıramadım. Tamam, biliyorum teknolojik olarak cihaz orada bütün konuşmalarınızı dinlemiyor; sadece belli bir söze uyanıyor ama yine de bir şeyin orada aktif olarak sözcük bekliyor olması ve bunun için mikrofonun sürekli açık olması benim hoşuma giden bir durum değil.

Geçmişte bir aralar açmayı denedim, deneyimleme amaçlı ama şu an bile video çekiyorum, konuşuyorum ama bir yandan telefonum beni dinliyor gibi olmak, hoşuma giden bir şey değil. Kullanmıyorum. Siz kendi adınızda bu tarz asistan aktif etme özelliklerini kullanıyor musunuz? Merak ediyorum, yorumlara yazarsınız.

Apple telefonunuzdaki fotoğrafların bir kısmını şifreleyerek sunucularına gönderip analiz ediyor ve bu uzun süredir açık. 2028'den beri bütün iPhone kullanıcılarında bu olay varsayılan olarak açık geliyor. Peki, neden böyle bir şey yapılıyor diye soracak olabilirsiniz.

Photo uygulamanızda bilindik bir yer varsa, "Evet, bu Eifel Kulesi'nde çekilmişim," falan diye yazıyormuş. Bu amaçla yapılıyor; kolayca aratabilirsiniz "oraya çekildiğim fotoğraflar" diye yazıyor.

Ancak işin sıkıntılı yanı, herkesin otomatik olarak açık geliyor. Evet, siz bir iPhone kullanıcısıysanız, sizde de açık ve fotoğraflarınızın bir kısmı otomatik olarak Apple sunucularına gönderiliyor. Bu işlem 28 Ekim'den beri gerçekleşiyor fakat yeni gün yüzüne çıktı.

Bir geliştiricinin fark edip bu konu hakkında yazı yazmasıyla oldu. İşte klasik Apple, mahremiyetini koruduğu iddia ediyor ama eylemleri iddiasıyla çelişiyor. Bunun olması gereken şey, varsayılanın kapalı gelmesi lazım. Açmak isteyen kullanıcıları da düzgün bir şekilde açıklaması gerekiyor.

Koska, bu işlemin nasıl yapıldığını bir video formatıyla göstermeleri veya daha düzgün bir yazıyla açıkça anlatmaları lazım. Ancak Apple'ın teknik açıklaması, normal bir kullanıcının anlama şansı yok.

İşin özeti, burada Apple teknik açıklamasında, fotoğraftaki ilgi çekici yeri bulup sadece o kısmı şifreleyerek sunuculara gönderdiğini ifade ediyor. Veri tabanındaki benzer fotoğraflarla karşılaştırılıyor. Tüm bunlar teoride Apple fotoğraflarınızı göremiyor. Ama şunu söyleyeyim, Apple'ın teknik açıklamasının bir normal kullanıcı tarafından anlaşılamaması, maalesef ciddi bir sorun.

Özellikle mahremiyet söz konusu olduğu için bu durumun sorulması ve varsayılan açık gelmemesi lazım. Şimdi donanım kategorimizdeki haberlere geçelim. Orta segment telefonların pazar payı gitgide düşüyor.

Bir analiz yapılmış; 2021'de %35 olan orta segment telefonlar, 2022'de %23'e düşecek. Bunun en büyük nedenlerinden biri, orta segment telefonlarda pek büyük bir gelişimin olmaması. Çoğu insan artık telefonu daha uzun süre kullanıyor ve yenisini almak için bir neden bulamıyor.

Ben de bu kişilerle aynı görüşteyim; 2 sene önce bir tane cihaz aldım ve hala güncelleme aldığı için yazılımsal olarak bir neden görmüyorum. Yeni bir cihaz alma konusunda bataryası sağlam, bütün yazılımları açıyor, kas kullanımında hiç sorun yok.

Özellikle orta segment başka bir telefona geçsem, inanılmaz büyük bir fark yaşamayacağım. Kendi adıma özellikle orta segment telefon piyasasında inanılmaz değişiklikler olabilir; o zaman işler değişebilir. Ama mevcut vaziyette orta segment telefonların pazar payı küçülmeye devam edecek gibi gözüküyor.

Samsung 3 boyutlu monitör duyurdu. Bir zamanlar bu üç boyut mevzusu çok abartılmıştı ama sonra sönmüştü. Hatırlarsanız, herkesin evinde kullanmadığı 3 boyutlu gözlükler vardır. Neyse ki, Samsung bu sefer üç boyutlu gözlüklere ihtiyaç olmayacağını açıkladı.

Şirketin duyurusuna göre, panelin ön tarafında ve ön stereo kamerasına takılı bir mercek sayesinde üç boyutlu gözlüklere ihtiyacınız olmayacak. Lentiküler lensler, görüntülerin üç boyutlu görünmesini sağlamak için her göze farklı görüntüler yönlendirecek. Burada bir başka gelişme daha var; Samsung bu monitörün yapay zeka kullanarak iki boyutlu videoları üç boyutlu videoya çevirebileceğini iddia ediyor.

Tabii, bakalım bu iddiaların ne kadarı gerçek ve ne kadarı gerçekten bahsedildiği gibi güzel. Bunu zaman gösterecek; elimizde şu anlık bir video yok. Şimdi oyun kategorimizdeki haberlere geçelim.

2024 Steam ödüllerinde yılın oyunu "Black Meth Wukong" seçilmiş. Yapımcıları tebrik ediyoruz. Bu aralar steam tarafından daha da ilginç bir gelişme var; Half Life 3 bu sefer gerçekten geliyor olabilir.

Gmail'in seslendirmeli Mike Shapiro'da bir video yayınlamış ve videoda garip şeyler söylüyor. Yani daha doğrusu anlamlı bir şey yok ortada. Biraz şifreli, biraz gizemli bir video. Bu adamın en son gönderisi ise Aralık 2020 yılında paylaştığı mesaj.

İçin için umudu kesti, belki yine VR tarzı bir şey çıkaracaklardır, kim bilir ama insanlar Half Life 3'ün çıkmasını hala istiyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizce Half Life 3'ün çıkış yılı 2025 mi olacak? Yorumlara yazarsınız.

Şimdi az önceki kategorilere uymayan, bahsetmeye değer haberlere geçelim. Meta, Instagram ve Facebook'a Yapay Zeka kullanıcılar dahil etmeyi planlıyor. Evet, bildiğiniz sosyal medya platformlarında kullanıcı adı, fotoğrafı, biyografisi olan yapay zekalar olacak ve insanlarla iletişim kurabilecek.

Gönderi oluşturabilecekleri internet teorisi gerçekliğe doğru ilerliyor. Meta bu hamleyle tam olarak neyi amaçlıyor, onu da çözemedim; haberde genç kitlelere daha iyi hitap edebilmek denmiş ama bu tarz yapay zekalar nasıl bunu başaracak, anlamadım.

Belki görürsek mantığa oturtabiliriz. Siz ne düşünüyorsunuz? Sosyal medyada yapay zeka kullanıcılar olmalı mı? Bu arada 2005 yılına girdik ve 205'e girmemizle beraber bu tarihten itibaren doğan çocuklar Beta kuşağı olarak adlandırılacak. 2039'a kadar doğan bütün çocuklar Beta kuşağı olacak.

Telefon, tablet ve internetle büyüyen Z kuşağının çocukları olacaklar ve bu nesil de daha ilginç şeyler bekliyor. Yapay zeka, daha akıllı teknolojiler, iklim değişikliği ve birçok ülkedeki farklı siyasi değişiklikler tabii. Biz işin teknolojik yönüne bakacak olursak, umarız Z kuşağı teknolojiyi bilinçli kullanma konusunda daha akıllanmış olur ve kendi düştüğü tuzakların çocukların tekrar etmesini engellerler.

Daha teknoloji konusunda bilinçli bir nesil yetişmesini umuyoruz. Şimdiden Beta kuşağına bütün Beta kuşağındaki izleyicilere hoş geldiniz diyelim; onlar da bir gün keşfedecekler.

Sonuç olarak, ABD teknoloji camiasında geçtiğimiz hafta bomba bir olay oldu. Honey adlı eklentinin hem kullanıcılarını hem de içerik üreticilerini kazıkladığı ortaya çıktı. Bu eklentiyi biz Türkiye'de kullanmıyoruz, çok popüler bir şey değil.

Eklentinin yaptığı şey, siz bir ürün satın alırken size kuponlar buluyor ve ürünü çok daha ucuza satın alabiliyorsunuz. Bu eklenti, Mystery Beast, Linus Tech Tips ve milyonlarca abonesi olan binlerce kanalda inanılmaz reklamlar yaptı. Yıllar boyu sponsorluk yaptılar ve hala da yapmaya devam ediyorlar.

Normalde işin kazıklama boyutu şöyle: Honey, şirketlerle anlaşıp şirketleri listeye alıyor ve kupon kodlarını yönetmeleri için izin veriyor. Yani, sen normalde internette bir kupon arattığında, aslında yüksek indirim sağlayabilecek bir kupon bulabilirsin. Ama eğer bu şirket Honey ile anlaşmışsa, bu yüksek kuponun Honey sistemine girmesini engelleyebilir; daha düşük bir kupon koyabilir.

Bu sayede sen daha büyük bir indirimden yararlanamayacaksın. Peki, içerik üreticilerini nasıl kazıklıyor? O kısım daha da büyük. Mesela, siz herhangi bir YouTuber'ın açıklamalar kısmına gidip bir ürün linkine tıklıyorsunuz.

Burada bu linkler satış ortaklığıyla oluyor. Normalde, siz o ürünü satın aldığınızda YouTuber'a ya da herhangi içerik üreticisine 1,000 TL'ydi ürün; oradan içerik üreticisine 50 TL’lik bir komisyon gelmesi lazım. Ancak Honey burada araya giriyor. Siz satın alırken içerik üreticisine ait olan çerezleri ve affiliate bağını yok edip, kendi affiliate bağını koyuyor.

Yani normalde üreticinin çerezi var orada; o çerezi siliyor, kendi çerezini koyuyor. Böylece içerik üreticisinden çalıyor ve o andaki satış ortaklığı parası Honey’e gidiyor. Bunu ortaya çıkaran Megal adlı bir kanal güzel bir hizmet yapmış, videosu da güzel; izlemenizi tavsiye ederim.

Herkes de şaşkınlık içinde çünkü Honey, ABD'de çok büyük bir eklenti ve herkes kullanıyor. Ve arkasında PayPal var. Evet, arkasında PayPal var. Nasıl böyle her iki tarafı da kazıklıyorlar? Bu adamlar parayı nasıl kazanıyor? Hakikaten düşünmek lazım. Düşünsenize, siz kullanıcılarınıza "ben kupon veriyorum" diyorsunuz, ama kendi başına kaç para kazanıyor, bilmeniz lazım.

Bu kadar milyonlarca abonesi olan YouTuber'a düzenli olarak reklam veriyorsanız, demek ki bu işe insanların bindirilmiş değerinde bir sorun var. Burada demek istediğim şu; eğer bir YouTuber olarak bu kadar kişiye sponsor olan bir marka gelince, "herhalde bir sorun yoktur" diyebilirsiniz, ama o kadar dikkatli olmakta fayda var.

Ben kendi adıma sponsorları alırken her zaman dikkat etmeye çalışıyorum. İş modeli de yine sorguladığımız noktalardan biri olacak.

Demek ki son olarak işin bir sıkıntılı yanı daha var. Siz bir eklentiyi yüklemediniz diyelim, yani "ben bu saçma geliyor, kabul etmiyorum" dediniz; böyle bir durumda dahil olseniz bile, sizin başınıza bir olay gelebiliyor. Honey eklentisi yüklü olan birisi sizin bağlantınıza tıklayıp alışveriş yaparsa, yine sizin paranızı Honey alıyor.

Muhtemelen PayPal'a büyük bir para cezası gelecek; bilmiyorum, dava edilir. Bu durumu takip etmek lazım; bakalım ne olacak, ilginç bir dolandırıcılık vakası.

Bu arada Honey eklentisini yapan ekipte bir de Pie Ad Block adında bir eklenti varmış. Görünüşe göre bu eklenti, uBlock Origin'in hem kaynak kodunu hem de filtrelerini çalıyor. uBlock Origin GPL lisansı olduğu için, eğer kaynak kodunu kullanıyorlarsa bunu açık bir şekilde belirtip kaynak kodlarını açmaları lazım. Ama yapmıyorlar, zaten insanları kandırarak para kazanan şirketten ne bekleyebilirsiniz ki?

Bir de Pie Ad Block ana sayfasına girdiğinizde, "Neyi vaat ediyorlar?" kısmında, "Reklamlarınızı kendiniz seçerek para kazanabilirsiniz," dedikleri bir temada kaydetmişler. Yerseniz, reklamlarınızı kendiniz seçip para kazanıyormuşsunuz. Muhtemelen burada bir reklamdan 100 TL kazanıyorlarsa, size muhtemelen 10 kuruş verirler ki bu doğrulandı.

Megal kanalı, Honey'in affiliate bağlantı sistemine girdiğinde, Honey 35 Dolar kazanırken kullanıcıya 0.89 dolar vermiş. Bu durumda, yaptığınız eylemler bile bir şey ifade etmiyor; demek ki orada bir etik yanı oldukça sorulması gereken bir durum var.

Bir markanın böyle bir şeyi yapabilmesi oldukça ilginç bir durum. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda var. Son bir not: Xiaomi artık her sene, kullanıcı başına en fazla bir cihazda Boot Loader'ı açmaya izin verecek.

Bu da Xiaomi telefonlarda cm rom gelişimini yavaşlatabilir. CM rom severler, Xiaomi tabanlı Rom alırken dikkat etsinler; artık böyle bir limitleme var. Böyle bir durumun olması bana göre saçma.

Mesela bir bilgisayar satın aldığımızda istediğimiz işletim sistemini kurabiliyoruz. Telefonda neden böyle kısıtlamalar var? Tabii ki Boot Loader'ı herkes açmamalı, güvenlik nedeniyle açmayı bilenlerin bunu yapması lazım ama isteyenlerin önüne taş koyulması da oldukça can sıkıcı. Ben o ürünü satın almışım, para vermişim; istiyorsan Boot Loader'ı açarım, sana ne?

Spotify, Partner programını duyurdu; artık Podcast üreticileri Spotify'dan para kazanabilecekler. Şu an bütün ülkelere açık değil; bu durum ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya ülkelerindeki Podcast üreticileri için geçerli. Tıpkı YouTube'un Partner programı gibi düşünebilirsiniz.

Zaten Spotify bir süredir video öğretim işine ağırlık vermek istiyordu; bakalım, YouTube gibi başarılı bir hale çevirebilecek mi, onu zaman gösterecek. Spotify'dan bahsetmişken size nostaljik bir kelime söyleyeyim: Napster.

Bu videoyu izleyenlerin çoğu Napster deneyimlemiştir; iki üniversite terk öğrencisi, Napster adlı uygulamayla milyar dolarlık müzik sektörüne darbe indirdi ve MP3 devrimi bütün dünyayı değiştirdi. Bu sürecin nasıl geliştiğini ve Spotify'ın da olaya sonradan nasıl dahil olduğunu merak ediyorsanız, daha önceden çektiğimiz şu videoyu izleyebilirsiniz.